Doğuma hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğuma hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2013 Salı

40. Gebelik Haftası


(Resim internetten alıntıdır)


  Kız bebikler evvelden gelir tam zamanını doldurmaz yalanına kulaklarımı tıkadım beybi ;)

   Bu hafta 40.cı haftaya başlıyoruz ve minik kurabiyemin gelmeye hiç ama hiç niyeti yok.

   Geçen doktor kontrolümüzde doktorumuz bebeğimizin ortalama 52 cm ve 3700kg ağırlığına geldiğini söyledi ve boynuna dolanan kordonun bebişin aşağı yani doğum kanalına inmesini engelliyor olabileceğini söyledi. Bu durum bu haftaki kontrolde tam olarak netleşecekmiş. Yani bu ne anlama geliyor küçük bir sezercik gelebilir olabilirmi :D  Neyse hayırlısıyla gelsin de kuzum biz hazırız herşeyimizle.
 
   Zaman yaklaştıkça insanların "Bebek daha doğmadı mı soruları" beni germeye yetiyor. Doğmadı arkadaş! demekle "Ayyy doğuramadın gitti sendeeeeeeeeeeeeeee" diye karşılıklı tuhaf diyolaglar gerçekten de komik kaçıyor. Bir de arada hamile olmasına rağmen kalkıp "Kaç gün kaldı doğurmana?" diye saçma sapan arkadaşlar da yok değil. Ne bileyim ben??? Bilsem ona göre fink atarım doğurcağım gün usul usul hastaneye gider pırttt diye doğurur gelirim ama değil mi?
 
   Neyse şekerler bu aralar stres,heyecan ve korku hepsi bir arada. Bakalım film nasıl devam edecek heyecanla bekliyoruz, siz de mısırınızı patlatın ve baş koltuğa oturup bizi izlemeye devam edin anacım =))) Öptüm şekerler...
 

23 Ocak 2013 Çarşamba

38.ci Gebelik Haftası ve Geri Sayım Başlasın


   O kadar geçtimi çabuk zaman? Evet şekerim geçti. Hem de bir hışımla geldi ve geçti.

   Vay arkadaş daha geçenlerde miniciktin içimde ne ara büyüdün de nefesimi kesmeye başladın =)

   Geçen hafta itibariyle NST ile tanışmış olduk. Aslında bu yazıyı geçen hafta yazmıştım ama sevgili cep telefonumda el çabukluğu yapayım derken bir bakmışım yazı silinmiş. Ben de ayar oldum yazmadım tekrardan bugüne kadar.

   Bebeğim çok şükür sağlıklı ve gelişimsel olarak da 1 hafta 10 gün kadar (ultrason verilerine göre) önde gelişiyor. Bu ne demek? Yani normalde ben şuan 38 .hafta olmama rağmen bebek 39.cu haftanın ortasında demek. Yani dırın dırın dırınnnnnn. Her an herşeye hazırlıklı olmak demek.

   Ay daha önceden daha bir heves ederdim. Şu hastane çantası olayı. Doğuma giderken ne götürcez yanımızda? Bütün evi taşısak olmaz mı? Yok ya 2 bez 3 çaput yeter mi? Yok kıııı emzirmezse biberon da lazım olur. Ha bebek emmezse yenidoğan kaşığı olsun. Ha olsun bu olsun derken bi baktım çantanın boku çıkıyor. Herşeyi minumuma indirdim. Yenidoğan kıyafet seti, yenidoğan bez, ıslak mendil, battaniye vs vs.
Aklıma bişey geliyor, amannnnnnnnnn bi ara koyarım diyorum ve geçiştiriyorum. Şu su gelirse her an kal gelebilir yani. Ne koycaktım ben? Kaç tane olacaktı? Acaba çıkarcakmıydım? Yok ya olmasa da olur ne olcak yahu millet evde çatır çatır doğuruyor. Bu kadar alet edevat da götürmüyor. Neyse ortalama düzeyde bir çantamız mevcut beybiler. Acil durumda benim için sırt çantasını bebişim için bebek çantasını Buse'nin odasından almayı ihmal etmeyiniz. Malum kocam telaşta olacak, birinin ona bunları almasını hatırlatması gerekecek =)

   Bebiş geçen haftaki değerlere göre ortalama ölçümle 3300kg ve 50,5-51 cm olarak görünüyordu. Bakalım yarın ki kontrolde neler olacak ve değerleri nasıl çıkacak?

   Bu arada Buse için bir şifonyer aldım ve eski dolaplarımı beyaza kapladım. Şimdilik onları kullanmayı planlıyorum. Başlangıçta da arkadaşımdan ödünç aldığım beşiği kullanacağım ve sonrasında da park yatağa geçiş yapacağım kısmetse.

Yalancı kasılma dedikleri olayı gayet net hissediyorum. NST'de bu durumu geçen hafta onaylamış oldum. Bildiğin karnımın içi büzüşüyor ve açılıyor gibi hissediyorum.

 Buse'nin hıçkırıklarını da çok net hissediyorum. Dışarıdan resmen gözle seçilebiliyor. Tıkır tıkır oynayan bir göbek =) Bunları hissediyor olabilmek tamamen bir mucize. Çok şükür diyorum.

   Son iki haftadır artık el ve ayaklarda ciddi şişlikler oluşmaya başladı. Hayır tuzlu yemiyorum hemen salça olmayın bu mevzuya. Tatlı,tuzlu ve hamurlulardan gayet uzak duruyorum. Buna rağmen şişmeler oluşuyor ve doktorum bunun gayet normal olduğunu söyledi ;) Her gebe kadında oluşurmuş. Tabi benim gibi koca ayaklılar da durum daha hissedilir oluyor.

   Benim gibi memur iseniz belli bir süre sonra devlet size artık çalışamazsın diyor ve ayırıyor. Çalıştığınız zamanki bölümü doğumdan sonraya aktararak bebekle daha fazla vakit geçirmeniz sağlanıyor. Bu aktarmayı yapmak istiyorsanız yasaya göre 32.haftada sağlık kuruluşundan çalışabilir raporu almanız gerekiyor ve 37.haftaya kadar çalışabilme imkanı oluşuyor. yani aradaki 5 haftalık süreyi doğumdan sonraki 8 haftaya lave ederek toplamda 13 hafta analık izni kullanabiliyorsunuz. Bu esnada ücretli izinde sayılıyorsunuz. Şuan mecliste bu analık izninin iyileştirilmesi konusunda çalışma olduğu söyleniyor. Fakat henüz yasalaşmadı. Alt komisyonlarda görüşülmesi teklif edilmiş fakat henüz sıra bu konuya gelememiş anlaşılan. Bu konu ilk temmuz 2012'de gazetelerde yerini aldı ve günümüze kadar sarktı. Malum algıda seçicilik artınca insanın daha çok dikkatini çekiyor bu konular. Umarım tez zamanda görüşülür. Kendi maaş ya da özlük hakları mevzu bahis olunca bir gecede yasa çıkartan sevgili milletvekillerinden bu konuda da performans bekliyoruz.

   Gebeliklerin büyük bir kısmı SAT tarihinden 2 hafta öncesi ve 2 hafta sonrası arasında gerçekleşiyormuş. Şuan itibariyle 38'e adım attığıma göre her an alarm verebilirim =) Sizlere üzülerek uzun süre yazı yazamıcam desem pek yadırgamazsınız sanırım ne de olsa yazmıyorsun der geçersiniz =)) Neyse toplu girişlerle paçayı biraz toparlamaya çalışayım =)

22 Aralık 2012 Cumartesi

Buse'ye kavuşmaya yaklaşık 6,5 hafta kala(Gebelik haftası 33,5)


     Evet kızıma isim arayışım sona erdi. Artık onunla konuşurken ismiyle hitap ediyorum. Tabikide onun da kendi ismini bilmesi lazım. Bende her zaman masumluk saflık duygularını uyandıran ve çıtı pıtı kız çocuğunu anımsatan Buse ismine eşimle beraber karar verdik. Ve tabiki de tek isim olacak. Biz çok sevdik umarım kendisi de dünyaya geldiğinde hoşlaşır. Malum insanın kendi ismini seçme şansı bulunmuyor.
 
     Gelelim sat'a göre 33, doktorumun ultrasonuna göre 34.üncü gebelik haftasının sonuna. Geçen hafta kontrolümüz vardı. Doktorumuzun söylediği üzere Buse'nin kilosu 2200 ortalamasına yaklaşmış ve boyu da tahmini 43-44 cm arasındaymış. Maşallah biraz tontiş gözüktü gözüme :) Bu arada aldığım 15 kiloyu fazla bulan (ki yakın çevrem bu 15 kiloya inanamıyor!) doktorum daha dikkatli gitmemi önerdi :( Aslında genel itibariyle bakıldığında aşırı görünen bir kilo olmamasına rağmen göbeğimin açık ara farkla önde gittiğini kabul etmem gerekiyor! Kalçalar hafif doldu ve tabiki de az birşey yanaklarım. Onun dışında çok şükür ki ödem ya da şişlik yok vücudumda. Bakalım son haftalara az kaldı. Umarım bundan sonra çok kilo almam. Gerçi yediklerimin arasında tuzlu,şekerli yada hamurlu pek birşey bulunmuyor ama işte bebek büyüdükçe de ağırlaşma devam ediyor. Bakalım hayırlısı diyorum.
 
 
 

     Bu arada bebek hazırlıklarımız tamamlandı artık geriye ıvır zıvır minik şeyler kaldı. Onları da boş vakit buldukça tamamlarım ne de olsa acelemiz yok ;)


 

12 Aralık 2012 Çarşamba

32. Gebelik Haftası yenilir mi?


Hoppalaaa derken yakaladım kendimi aniden.

Ne çabuk geçiyor zaman yahu, yakalayamadım zamanı.

Şaka maka derken bir baktım hooop 32'deyim. Bu ne demek, doğuma kalmış yaklaşık bir 8 hafta :S

Geçenlerde kısa süreli kaçtım İzmir'e dayanamadım.

Çok özlemişim valla içim bir kıyım daha gitti.

İzmir'de yaşamalıyım ben arkadaş!

Bu arada son yazdığımdan beri çok bir farklılık yok, altı üstü kocaman bir gobeeeim var :D

Zayıf insanlar gebelikte daha çok kilo alırlarmış derlerdi inanmazdım da inanmak gerekliymiş!

Şimdiden buldu bizim kilo 10-12 aralığını , napalım bebişe yarar inşallah diye avunuyorum.

Bu arada büyüdükçe kızım içimde kaburgalarımın oynadığını resmen hisseder oldum. Bazen öyle bir sağa abanıyor ki sağa kaymış bir göbek ve kırılan bir kaburga hissi yaratıyor :D Ayyy doğurduktan sonra tekrar hemen hamile mi kalsam çok eğlenceli yehhuuuuuuuuu diyesim geliyor da buna kendim bile inanmıyorum ehueheuh.

Bir de son 29.cu haftadan beri hıçkırıklarını hissediyorum minikkuşumun. Hıkkk hıkk zıplıyor resmen içimde =)

Bu arada bebiş hazırlıklarımı tamamladım şimdilik. Alınacak tek bir şey kaldı o da kısmetse ayın 15'inde =)

Allah tüm isteyenlere güzel ve keyifli bir hamilelik nasip etsin ;)

Bu arada doğumla ilgili çeşitli söylemler var. Kimi diyor ki kız bebek 38.hafta doğar kimi diyor ki 40 haftanın dolması lazım.

Valla ben doktorun ultrasonunda gelişimle sat tarihe göre gelişim arasında fark olduğunu öğrendiğimden beri acaba kızımız normalden bir hafta önce gelir mi diyordum ama bilemiyorum da,acaba hangisi doğru tarih açısından?????

Neyse canım dostlarım bir başka yazıda görüşmek dileğiyle kendinize iyi bakın bayyyyy :))

10 Kasım 2012 Cumartesi

27.ci Gebelik Haftası

 
 
   Bu hafta kendimi tombul bir köfte gibi hissediyorum. Aslında aşırı kilo almamıştım. Ama son 1 ayda aldığım 4 kilo beni iyice tontik bir hale getirdi. Yüz göz aynı ama göbek baya bir öne fırladı =)
 
   Bu gebelik haftasında zor nefes alacağım yazıyor birçok yerde akciğerlerin tam şişememesinden dolayı. Evet tam olarak tıkandığım zamanlar oluyor ama 7/11 nefes terapisiyle bu duruma hemen el atıp düzenlemeye çalışıyorum. Bebiş bu hafta 1000-1500gr arası olabilir denmiş sanırım bunu önümüzdeki hafta doktorum daha yaklaşık ifadelerle belirtecektir.
 
   Önümdeki takip ettiğim gebe arkadaşlarımın hepsinin doğurması ne oluyor yaaaaaeeee sıra bana mı geldi sorusunu getirdi bir an. Sonra mantıklı düşününce daha epey zaman olduğunu görmüş bulunmaktayım.
 
   Bu arada zaman zaman çıkıp bebek alışverişimi tamamlamaktayım. Malum Ocak sonu Şubat başı gibi (kısmetse) bebeği beklediğimi düşündüğümde Ankara'nın o karakışında dışarı çıkıp alışveriş yapmak hiç de mantıklı gelmiyor. Hazır şuan popişimi kaldırıp gezebiliyorken eksiklerimin çoğunu tamamlamış bulunmaktayım.
 
   Aslında bu bebek alışverişinin son ana bırakılmaması gerektiği kanaatindeyim. Arabası, park yatağı, nevresimi, banyo küveti, şampuanı derken bir anda külfetli rakamlarla karşılaşıyor insan. Doğumdan önceki son 4 aya yaymak daha mantıklı geliyor ki ben şimdiden bir çoğunu aldım. Bazıları abartık ayyy şikerimmmmmmmmmmmmm çok erken daha dese de bu benim kararım benim seçimim. Allah göstermesin ama zaten bir aksilik olacaksa son anda da olabilir. Bir ara geniş zamanım olursa detaylı bir liste postu hazırlamayı düşünüyorum.
 
   Şimdilik sevgiyle kalın ;)
 
 
 
*İnternetten alıntıdır
 
 

6 Kasım 2012 Salı

Normal mi Sezeryan mı? Epidural mi Spinal mi?



     Bu aralar en sık duyduğum sorular bunlar. Ah tıp okuyaydım da size beş beş yanıt vereydim. İnsanlar 10 kez doğurmuş gibi bir afra bir tafra nasıl doğum yapacaksın diye soruyorlar. Ama bir görseniz bir ahkam kesiyorlar zannedersiniz ki her türlü doğumu yapmışlardır.
 
     Her iki doğumu yapanlar normal doğum korkusunu aşılamak dışında işe yaramıyorlar. Ay şekerim ben normal çatır çatır doğurdum ama sezeryan da bir rahattım anlatamammmmmm. Neyi anlatamaaaan? diyesim geliyor. Yani yaradılış gereği herşeyin normal olması kanaatindeyim. Acı çekilecek tabi biraz mazoşist olmakta yarar var anne olucaksınız boru değil! Normal doğumla tüm hormanlar çalışarak bebeğin dünyaya geldiğini kabul edip hareketlenip süt olayları başlıyor. Sezeryanda ise cerrahi müdahale sonrası biraz geç gelişiyor olaylar ve tabi vücudu kesilen bir anne var ortada :( Yani gönül normal ve sağlıklı olanı ister tabiki. Ama gebelik yaşayanlar bilir ki bu durum 40 hafta süren  gebeliğin son 2-3 haftasında annenin çatısı, bebeğin pozisyonu ve bebeğin yaşadığı kesenin çeperiyle alakalıdır. Yani 37-40 haftalar gelmeden konuşmak zor. Hayırlısı diyelim.
 
     Epidural dedikleri olayı katater takarak yaptıklarında hakikaten ağrısız doğum oluyor deniliyor ama kaburganızdaki iki disk arasına iğne yapılıyor olması insanı huylandırıyor. Yani eğilerek sırtınızdan iğne vurulacaksınız? Normal doğum yapan arkadaşlarımdan katater takılmadan epidurali sadece iğne olarak uygulatanlar geçici ağrı azalttığını söylüyorlar. Kendi doktorum ise tamamen karşı fikirli fakat nedenini henüz soramadım. Spinal ise sezeryanda yapılan ve tüm bölgeyi uyuşturup ıkınmayı önleyen bir anesteziymiş. Daha ürkütücü geliyor insana. Doğum yaklaştıkça insanın korkusu artıyor diyorlar bakalım yaşadıkça göreceğiz.
 
     Dediğim gibi anestezi konularında pek de araştırma yapmadım ve bu konuda uzman da değilim ama uygulanış itibariyle çok iyi bir uzman gerektiği kanaatindeyim. Zaman geçiyor şurada 3 ayım kaldı. Sonlarda belirli olacak ne olup biteceği şimdiden hayırlısı olsun yeterki bebişimiz sağlıcakla gelsin diyoruz.

Şeker yüklemesiyle off oldum!


   Geçen hafta 1 Kasım'da şeker yüklemesi testi yaptırdım. Malum 24-28 gebelik haftalarında bu test uygulanırmış. Doktorum 50 gr glukoz iç ve 1 saat sonrasında gidip kan ver dediği için bende glukozu içtikten 1 saat sonraya yetişmek üzere hastaneye yola koyuldum.
 
 
   Amaaanın varya hastane yolunda bir trafik vardı Allah sizi inandırsın 1,5 saatte gideceğim yolu kociş sayesinde yetişerek tamamladım ama tabi 1 saat muhabbetinden dolayı stres hat safhadaydı :( Siz siz olun böyle bir test yaptıracaksanız gidin ve öyle yaptırın. Neyse efendim yetiştik bir şekilde hastaneye de doktor amcam benden tiroid ve idrar testi de istemişti biz bunları hesaba katmayınca hemşire abla idrarda şeker çıkar kuzuuuuum dedi. O can havliyle çıkarsa çıksın doktora söylerim dedim ama nasıl atlamışım bu durumu anlayamadım :( Velhasıl sonuçta bir sıkıntı çıkmadı efendim. Çok şükür ben koşturmamla kaldım. İşin en kötü tarafı bütün gün o şekerin etkisiyle çarpılmış gibi gezdim. Tansiyonum düştü sanırım beynim döndü döndü döndüüüü :( Fazla şeker çarparmış ta haberimiz yokmuş! Neyse bunu da atlattık ya çok şükür! Kısmetse yarın tetanoz 2.ci aşımı yaptıracağım. Bu aşı da doğumda kordon kesme yada cerrahi müdahalede olası tetanozu önlemek için vuruluyor. (Tabiki kişiye bağlı) Ben ilkini bir ay önce yaptırdım ve sıra 2.ci de.
 
   Bu arada kızım kımıl kımıl,maşallahı var. Sürekli kendini anımsatıyor ben buradayım annecim diye. Böyle ayakları uzatıp gerinirsin ya aynı şekilde göbeğimin çapraz yanlarında alt ve üstte tepikler hissediyorum. Bir sığdıramadım kızımı diye korkuyordum doktora gidene kadar. Şu ana kadar doktorun tartısına göre 9 kilo kendi tartıma göre 7 kilo almış bulunmaktayım. 27.hafta itibariyle birçok sitede bu kilonun normal olduğu ifade edilsede doktorum kilomu fazla buldu :( Şu durumda yemekten de kısmak istemiyorum ve dolayısıyla kendimi yürüyüşe adıyorum :)

19 Ekim 2012 Cuma

Kızıma ciciler aldım

Bayram geliyorya millet coşmuş alışverişte kaybetmiş kendini. Bende bugün iş çıkışı kendimi bir yemekle ödüllendirip sonrasında aldıklarımla mutlu olanlardanım. Benimki milletin aldıklarınin yaninda havada civa kalır sanırım. C&A mağazasına daldım ve %20 indirimden istifade ettim gayet de cici şeyler aldım. İhtiyacı olanın bakabilecegi hoş bir adres ;-)




15 Ekim 2012 Pazartesi

Biri beni tepikliyor =)


          Yanılmıyorsam 3 yada 4 hafta oldu ilk tıkırdamalar başlayalı. Çok erken diyenlere inat minik kuzum kendini hissettirdi evvelden. "Gaz değilim" ben diye haykırdı resmen :D. Minik kurabiyemi içimde hissediyorum. O nasıl bir güzelliktir ki kendini her an hatırlatıyor. Tamamen mucize olarak adlandırıyorum. Ne benim kopyam ne de babasının. Tamamen ortaya gelecek bir karışım. Tüm yaşamı endeksleyen ve kendine bağlayan küçük bir tosbağa. Ben diğer insanlar gibi içimde taklalar atan bir kelebek hissetmiyorum. Benim kuzum tamamen kendini el ve ayaklarıyla tempo tutarak ifade ediyor. 
         Günler çok çabuk geçiyor ve 23.cü haftayı geride bıraktık. Araştırmalarım devam ediyor. Kılık, kıyafet, nevresim, battaniye, zıbın ve neler neler.. Pembeler, morlar, turuncular, yeşiller, kırmızılar... Herşeyden ve her renkten alasım var minnoşuma. 
         İsim konusunda çok kararsızım. Güzel ve modern isimlere bakıyorum: Ada, Eda, Ela , Oda Hada Hoda Vadaaaaaaaaaa diye gidiyor. Bir de Elis, Elisa, Mira, Talia, Belis gibi ilk söylendiğinde bu nasıl yazılıyo loo diye soruyla karşılaşılabilecek isimler var :( Güzelliklerine birşey demiyorum da çocuğa tamamen sıkıntı . Mesela Belis diye karar versek: 

"Belhiz Hanım bir bakarmısınız?"

"Belkız Hanım bir bakarmısınız?"

"Belist Hanım bir bakarmısınız?"

"Beliz Hanım bir bakarmısınız?"

            Yok ya ne gerek var kastırmıya, minnak yavrum bunla mı uğraşsın. Şöyle klasik bir Ayşe ya da Fatma koysam diyorum. Amaaaaaaaaaaaan çok da sıradan olacak be diye vazgeçiyorum. Gerçi etrafıma bakıyorum da bizim bebelerin dönemindeki isimler belli yani: Derin, Deniz, Ada, Rüzgar, Toprak, Alisa, Melisa. Yani Ayşe yada Fatma yok! Düşünsene artık eski isimler marjinal duracak! Ya da başka bakış açısından Ayşeler Fatmalar teyze isimleri olacak =) Ay çok fenayım ben ya :P

                Umarım bir ara karara bağlarım bu durumu hakikaten zormuş ya!

26 Eylül 2012 Çarşamba

Algıda seçicilik dedikleri


Bebik beklemeye başladığımdan beri dikkati göbekli sultanlar, emzikli bebeler ile bebik ürünleri çekmeye başladı.

Geçen gün bir alışveriş mağazasında Mothercare firmasının "Ayın yarısı etiketin yarısı" kampanyası dikkatimi çekti.

Bebikli arkadaşlarım bu kampanyalardan çok cici ürünler aldıklarından bahsedince bakmadan yapamadım. Yaz sezonu sonu olan ürünlerden seneye giymek üzere bizim bebeye aldım birşeyler.

Yakınlarınızda bebesi olacak huriyeler varsa ya da kendi çocuk ya da yakınlarınız varsa bu cicilere bakmanızı tavsiye ederim ;)

Sevgiyle kalın...

Bebeksel hede hödöler


Aslında çok var olayın gerçekleşmesine.

Heveslerimiz kursaklarımızda kalmasın diye ordan burdan çok hoşumuza giden şeyleri almaya başladık.

Zıbınlar, pofidik patikler, zırtlar pırtlar....

Birçok şey şimdiden tamam gibi, malum kış bebesi olacak bizim kuş ve kar kış götüren Ankara'da gezmek hayal olacak.

Neyse efendim öncelikle bu aldıklarımdan ikisi hakkında isterim bilgi vermeyi.

Bebek arabası: Envayi çeşit araba gördük test ettik ve onaylayamadık maalesef. Ya çok ağır ya çok hantal ya da katlandığında arabamıza sığacak cinsten değildi bir çoğu. Tam yatmayan ve çift yönlü olmayan modeller ağırlıktaymış piyasada. Araştırdık inceledik az da tırmaladık, çift airbag'i olan üstü açılıp kapanan ESR ve ASR'i olan ve fren yapınca zınk diye duran bir modele karar verdik desem de böyle bir bebek arabası olamayacağı gerçeğiyle dudak uçuklatan modellere bakmak durumunda kaldık. Yok artık daha neler, ben almam! dediğim herşeyi bugüne kadar aldığım için gene tükürdüğümü yalamak zorunda kaldım. İnternette fiyatları 1500-2000 ortalamasında olan Quinny Zapp Xtra modelinin siyah rengini aldık. Bu arabaya puset olarak takılan Maxi Cosi pusetin de siyah olanını seçtik. Biz bu iki ürünü toplamda 1000TL gibi bir rakama Özelcan Bebe Mağazasından aldık. Aynı ürün Bebeğim Çukurambar mağazasında da aynı fiyata satılıyordu. Arkadaşlar kampanya yapmışlar biz de erken olmasına rağmen faydalandık. Tabiri caizse bir amuda kalkmıyor bu araba sanırım ben onu da başarabilirim aşağıda arabanın girdiği çeşit çeşit buhranlı haller yer alıyor =)


   

Hatchback arabalara da rahatça sığabileceği aşağıdaki katlanmış resim de görülebilir. Aracımızı bilen arkadaşlar bu olayı test etmedim yanlız internetten aldığım görüntü ile bizim aracın renginin aynı olması tamamen bir tesadüf =))


 


Bu konuda iyi mi yaptık ya da kötü mü yaptık bunu bebik dünyaya geldikten sonra test edip göreceğiz. Bazı bebeiklerin hiç araba kullanmadığı bazılarının ise arabadan inmediği söylentiler arasında , biz tedbiri aldık gerisi küçük hanıma kalmış durumda ;)


Park Yatak : Bu konuda ne gittim geldim anlatamam. Önce kafayı IKEA'nın ahşap yataklarıyla bozmuştum. Uzun süre ona kafayı taktım alıcam diye. Sonra çocuk hareketlenince kafayı çarpar diyen arkadaşların etkisiyle park yatak alırım şekerim moduna geçtim. Velhasıl Özelcan Bebe mağazasına gittiğimizde bunu da halledelim diye düşünerek Chicco Lullaby Lx olan 70*100 ebatındaki park yatağı aldım. Yaşasın oleyyy modunda eve girip ürün yorumlarını kurcaladım.(Bunu en başta yapmam gerekiyordu aklım nerdeyse!) Bir baktım ki 1,5 yaş sonrası bebik boyundan dolayı bu ürünün kullanabilen olmamış! Hemen en yakın arkadaşlarımdan birine sordum ki tesadüf kendisi de aynı modeli kullanıyordu. Bebikinin 1,5 yaşında olduğunu ve artık sığmadığını söyleyince firmayı arayarak yerine başka ürün alacağımı bildirdim.


Bu sefer araştırdım da gittim şekerim! Kraft yeni çıkardığı PR 008 simli modelin Lila versiyonunu sipariş ettik de hay etmez olaydık! Temmuz 26'da başlayan Özelcan Bebe maceramız 25 Eylül'e kadar devam etti. Firma sürekli bir oyalama, bir sipariş gelmedi, ürün yok lagalugasıyla ha geldi ha geliyor yok canım yolda diyerek 1 aya yakın bizimle dalga geçti. Sabrımızın taştığı son noktada ücret iadesi için eşim firmaya gittiğinde kredi kartına iade yapacak elemanımız yok diyerek kuzumu geri göndermişler!Paraları çatır çatır alırken iyi de ah bir de aldıkları gibi geri vermeyi bilseler! Neyse bizle iyi dalga geçtiler sözüm kısası dün talep ettiğimiz park yatağı getirmeleriyle gelmiş gelecek tüm bağlarımızı bu mağaza zincirinden kopardık!!!!!!!!!!!


Ürün 70*120 ebatında ve rengi hakikaten de beklediğimden daha güzel bir tonda çıktı. Bu konu hakkında da sonraları yorum yapma şansım olacak sanırım.

18 Eylül 2012 Salı

Hediye gelen Minnoş Hırkası

İşyerinden bir arkadaşım bebeğim icin şimdiden bir hırka ördü. Değişik ve hoş bir model. Rengini fıstık yeşili olarak ben belirlemiştim. Bebeklere her renk giydirilmesinin daha keyifli olacağı kanaatindeyim. Kız ise pembe erkek ise mavi olma şartı yok bence her iki cinsiyetteki bebekte her rengi giymeli ;-)




Minnak kuşuma ördüğüm cici

Sarı , kapşonlu başladığım bebik hırkası sonuçlanmış bulunuyor. Pek bir hevesle ve neşeyle yaptım . Kendi yapmamdanmidir bilmem pek bir hoş geldi gözüme :-) bu hırkanın örnegini bir tuhafiyedeki askıda bulunan üründen arkadasım çıkarttı ben de düz kısımlarını ördüm.



30 Ağustos 2012 Perşembe

Çatır çatır çatlamamak için tercihim;


Aslında bu konuda çok takık değilim diye düşünüyordum ama gün geçtikçe şöyle bir düşündüm ve son dakikada sürülen kremlerin hiçbir işe yaramayacağı kanaatine vardım.

Kız anaya benzer lafına bakarak hemen telefona sarıldım ve annemin herhangi bir yağ, krem kullanmadan çok çatlamadığını öğrendim.

Bu duruma tabiki de çok sevindim ama annem çatlamadıysa bende çatlamıcam efenim demek istesem de bir önlem almanın şart olduğu kanaatine vardım.

Yaptığım araştırmalarda Lierac, Mustela ürünlerinin çok tercih edildiğini farkettim.

Fakat yeni doğum yapan arkadaşlarla yaptığım sohbette Lierac kullananların yine de çatladığını öğrenince soğudum bir anda. Herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir ama işte bir anda nane molla oldum ne yapalım.

Neyse eşimin yurtdışında olduğu bir günde Burt's Bees markasını keşfettim. Tamamen doğal olduğu ürünlerin yurtdışındaki satış ve yorumlarını okuyunca hah dedim bunu almalıyım.






Eşim ürünü bulmuş ve13$ gibi bir fiyatta olduğunu bana söyleyince 2 adet aldırıverdim . Yanlız Türkiye'de bu ürünün fiyatı 89TL  gibi birşey. Eşim bir de Mustela 'nın doğum öncesi çatlak oluşmasını önleyici kremi ile doğum sonrası çatlakları hızla iyileştiren setini almış. Sanırım o da çatlamamı istemiyor =)))))))



Şuan bu konuda konuşmak boş aslında. Hergün düzenli Mama Bee'i kullanıyorum. Doğumdan sonra bu konu hakkında konuşmak bu konuda araştırma yapanlara daha iyi bir refereans olabilir ;-)


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...