22 Aralık 2012 Cumartesi

Ayı Teddy (Sinema Filmi)





Geçen gün akşam keyiflenmek için bu filmi izledik eşimle beraber.

Bir gün dilek dileyen bir çocuğun kabul edilen duası ve onunla büyüyen bir ayıcık.

Çok sevimli ve eğlendiren bir öykü.

Zaman zaman insanı duygulandırdığı bile oluyor.

Eğer birazcık keyiflenmek ve değişiklik isterseniz kesinlikle tavsiye ederim, şimdiden iyi seyirler ;)

Buse'ye kavuşmaya yaklaşık 6,5 hafta kala(Gebelik haftası 33,5)


     Evet kızıma isim arayışım sona erdi. Artık onunla konuşurken ismiyle hitap ediyorum. Tabikide onun da kendi ismini bilmesi lazım. Bende her zaman masumluk saflık duygularını uyandıran ve çıtı pıtı kız çocuğunu anımsatan Buse ismine eşimle beraber karar verdik. Ve tabiki de tek isim olacak. Biz çok sevdik umarım kendisi de dünyaya geldiğinde hoşlaşır. Malum insanın kendi ismini seçme şansı bulunmuyor.
 
     Gelelim sat'a göre 33, doktorumun ultrasonuna göre 34.üncü gebelik haftasının sonuna. Geçen hafta kontrolümüz vardı. Doktorumuzun söylediği üzere Buse'nin kilosu 2200 ortalamasına yaklaşmış ve boyu da tahmini 43-44 cm arasındaymış. Maşallah biraz tontiş gözüktü gözüme :) Bu arada aldığım 15 kiloyu fazla bulan (ki yakın çevrem bu 15 kiloya inanamıyor!) doktorum daha dikkatli gitmemi önerdi :( Aslında genel itibariyle bakıldığında aşırı görünen bir kilo olmamasına rağmen göbeğimin açık ara farkla önde gittiğini kabul etmem gerekiyor! Kalçalar hafif doldu ve tabiki de az birşey yanaklarım. Onun dışında çok şükür ki ödem ya da şişlik yok vücudumda. Bakalım son haftalara az kaldı. Umarım bundan sonra çok kilo almam. Gerçi yediklerimin arasında tuzlu,şekerli yada hamurlu pek birşey bulunmuyor ama işte bebek büyüdükçe de ağırlaşma devam ediyor. Bakalım hayırlısı diyorum.
 
 
 

     Bu arada bebek hazırlıklarımız tamamlandı artık geriye ıvır zıvır minik şeyler kaldı. Onları da boş vakit buldukça tamamlarım ne de olsa acelemiz yok ;)


 

12 Aralık 2012 Çarşamba

32. Gebelik Haftası yenilir mi?


Hoppalaaa derken yakaladım kendimi aniden.

Ne çabuk geçiyor zaman yahu, yakalayamadım zamanı.

Şaka maka derken bir baktım hooop 32'deyim. Bu ne demek, doğuma kalmış yaklaşık bir 8 hafta :S

Geçenlerde kısa süreli kaçtım İzmir'e dayanamadım.

Çok özlemişim valla içim bir kıyım daha gitti.

İzmir'de yaşamalıyım ben arkadaş!

Bu arada son yazdığımdan beri çok bir farklılık yok, altı üstü kocaman bir gobeeeim var :D

Zayıf insanlar gebelikte daha çok kilo alırlarmış derlerdi inanmazdım da inanmak gerekliymiş!

Şimdiden buldu bizim kilo 10-12 aralığını , napalım bebişe yarar inşallah diye avunuyorum.

Bu arada büyüdükçe kızım içimde kaburgalarımın oynadığını resmen hisseder oldum. Bazen öyle bir sağa abanıyor ki sağa kaymış bir göbek ve kırılan bir kaburga hissi yaratıyor :D Ayyy doğurduktan sonra tekrar hemen hamile mi kalsam çok eğlenceli yehhuuuuuuuuu diyesim geliyor da buna kendim bile inanmıyorum ehueheuh.

Bir de son 29.cu haftadan beri hıçkırıklarını hissediyorum minikkuşumun. Hıkkk hıkk zıplıyor resmen içimde =)

Bu arada bebiş hazırlıklarımı tamamladım şimdilik. Alınacak tek bir şey kaldı o da kısmetse ayın 15'inde =)

Allah tüm isteyenlere güzel ve keyifli bir hamilelik nasip etsin ;)

Bu arada doğumla ilgili çeşitli söylemler var. Kimi diyor ki kız bebek 38.hafta doğar kimi diyor ki 40 haftanın dolması lazım.

Valla ben doktorun ultrasonunda gelişimle sat tarihe göre gelişim arasında fark olduğunu öğrendiğimden beri acaba kızımız normalden bir hafta önce gelir mi diyordum ama bilemiyorum da,acaba hangisi doğru tarih açısından?????

Neyse canım dostlarım bir başka yazıda görüşmek dileğiyle kendinize iyi bakın bayyyyy :))

10 Kasım 2012 Cumartesi

27.ci Gebelik Haftası

 
 
   Bu hafta kendimi tombul bir köfte gibi hissediyorum. Aslında aşırı kilo almamıştım. Ama son 1 ayda aldığım 4 kilo beni iyice tontik bir hale getirdi. Yüz göz aynı ama göbek baya bir öne fırladı =)
 
   Bu gebelik haftasında zor nefes alacağım yazıyor birçok yerde akciğerlerin tam şişememesinden dolayı. Evet tam olarak tıkandığım zamanlar oluyor ama 7/11 nefes terapisiyle bu duruma hemen el atıp düzenlemeye çalışıyorum. Bebiş bu hafta 1000-1500gr arası olabilir denmiş sanırım bunu önümüzdeki hafta doktorum daha yaklaşık ifadelerle belirtecektir.
 
   Önümdeki takip ettiğim gebe arkadaşlarımın hepsinin doğurması ne oluyor yaaaaaeeee sıra bana mı geldi sorusunu getirdi bir an. Sonra mantıklı düşününce daha epey zaman olduğunu görmüş bulunmaktayım.
 
   Bu arada zaman zaman çıkıp bebek alışverişimi tamamlamaktayım. Malum Ocak sonu Şubat başı gibi (kısmetse) bebeği beklediğimi düşündüğümde Ankara'nın o karakışında dışarı çıkıp alışveriş yapmak hiç de mantıklı gelmiyor. Hazır şuan popişimi kaldırıp gezebiliyorken eksiklerimin çoğunu tamamlamış bulunmaktayım.
 
   Aslında bu bebek alışverişinin son ana bırakılmaması gerektiği kanaatindeyim. Arabası, park yatağı, nevresimi, banyo küveti, şampuanı derken bir anda külfetli rakamlarla karşılaşıyor insan. Doğumdan önceki son 4 aya yaymak daha mantıklı geliyor ki ben şimdiden bir çoğunu aldım. Bazıları abartık ayyy şikerimmmmmmmmmmmmm çok erken daha dese de bu benim kararım benim seçimim. Allah göstermesin ama zaten bir aksilik olacaksa son anda da olabilir. Bir ara geniş zamanım olursa detaylı bir liste postu hazırlamayı düşünüyorum.
 
   Şimdilik sevgiyle kalın ;)
 
 
 
*İnternetten alıntıdır
 
 

6 Kasım 2012 Salı

Normal mi Sezeryan mı? Epidural mi Spinal mi?



     Bu aralar en sık duyduğum sorular bunlar. Ah tıp okuyaydım da size beş beş yanıt vereydim. İnsanlar 10 kez doğurmuş gibi bir afra bir tafra nasıl doğum yapacaksın diye soruyorlar. Ama bir görseniz bir ahkam kesiyorlar zannedersiniz ki her türlü doğumu yapmışlardır.
 
     Her iki doğumu yapanlar normal doğum korkusunu aşılamak dışında işe yaramıyorlar. Ay şekerim ben normal çatır çatır doğurdum ama sezeryan da bir rahattım anlatamammmmmm. Neyi anlatamaaaan? diyesim geliyor. Yani yaradılış gereği herşeyin normal olması kanaatindeyim. Acı çekilecek tabi biraz mazoşist olmakta yarar var anne olucaksınız boru değil! Normal doğumla tüm hormanlar çalışarak bebeğin dünyaya geldiğini kabul edip hareketlenip süt olayları başlıyor. Sezeryanda ise cerrahi müdahale sonrası biraz geç gelişiyor olaylar ve tabi vücudu kesilen bir anne var ortada :( Yani gönül normal ve sağlıklı olanı ister tabiki. Ama gebelik yaşayanlar bilir ki bu durum 40 hafta süren  gebeliğin son 2-3 haftasında annenin çatısı, bebeğin pozisyonu ve bebeğin yaşadığı kesenin çeperiyle alakalıdır. Yani 37-40 haftalar gelmeden konuşmak zor. Hayırlısı diyelim.
 
     Epidural dedikleri olayı katater takarak yaptıklarında hakikaten ağrısız doğum oluyor deniliyor ama kaburganızdaki iki disk arasına iğne yapılıyor olması insanı huylandırıyor. Yani eğilerek sırtınızdan iğne vurulacaksınız? Normal doğum yapan arkadaşlarımdan katater takılmadan epidurali sadece iğne olarak uygulatanlar geçici ağrı azalttığını söylüyorlar. Kendi doktorum ise tamamen karşı fikirli fakat nedenini henüz soramadım. Spinal ise sezeryanda yapılan ve tüm bölgeyi uyuşturup ıkınmayı önleyen bir anesteziymiş. Daha ürkütücü geliyor insana. Doğum yaklaştıkça insanın korkusu artıyor diyorlar bakalım yaşadıkça göreceğiz.
 
     Dediğim gibi anestezi konularında pek de araştırma yapmadım ve bu konuda uzman da değilim ama uygulanış itibariyle çok iyi bir uzman gerektiği kanaatindeyim. Zaman geçiyor şurada 3 ayım kaldı. Sonlarda belirli olacak ne olup biteceği şimdiden hayırlısı olsun yeterki bebişimiz sağlıcakla gelsin diyoruz.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...