19 Ekim 2012 Cuma

Şeytan diyor ki...


Bazı zamanlarda bir ses içimizden bizi dürter ve yol gösterir.

Gösterdiği yol cince fikirler içeriyorsa onu hemen şeytaaaaaaaaaan diyorki kalıbına sokarız.

Bugün eve gelirken yol ayrımı levhasında İzmir yazısını görünce kendimden geçmişim. Yanlızım ve araba kullanıyorum, çeyrek depo benzin ve limiti iyi bir kredi kartı ile 700km gidebilirmiyim diye düşündüm.

İçimden bir ses yürü kızım kim tutar seni diye gazla fişekledi.

Sonra karnımın sola sağa yamulduğunu ve içinden birinin kıpraştığını farkettim. Minnak kuzum ben de burdayım bencil olma anne diyordu =) Anca beraber kanca beraber ha?

Artık eskisi gibi her istediğimin olmayacağı bugünün naçizane dip notu oldu bana.

Ha bebik olmasaydı gidermiydim tabiki de hayır ama İzmir 'i gene de çok özlemişim be arkadaş!

Kızıma ciciler aldım

Bayram geliyorya millet coşmuş alışverişte kaybetmiş kendini. Bende bugün iş çıkışı kendimi bir yemekle ödüllendirip sonrasında aldıklarımla mutlu olanlardanım. Benimki milletin aldıklarınin yaninda havada civa kalır sanırım. C&A mağazasına daldım ve %20 indirimden istifade ettim gayet de cici şeyler aldım. İhtiyacı olanın bakabilecegi hoş bir adres ;-)




15 Ekim 2012 Pazartesi

Biri beni tepikliyor =)


          Yanılmıyorsam 3 yada 4 hafta oldu ilk tıkırdamalar başlayalı. Çok erken diyenlere inat minik kuzum kendini hissettirdi evvelden. "Gaz değilim" ben diye haykırdı resmen :D. Minik kurabiyemi içimde hissediyorum. O nasıl bir güzelliktir ki kendini her an hatırlatıyor. Tamamen mucize olarak adlandırıyorum. Ne benim kopyam ne de babasının. Tamamen ortaya gelecek bir karışım. Tüm yaşamı endeksleyen ve kendine bağlayan küçük bir tosbağa. Ben diğer insanlar gibi içimde taklalar atan bir kelebek hissetmiyorum. Benim kuzum tamamen kendini el ve ayaklarıyla tempo tutarak ifade ediyor. 
         Günler çok çabuk geçiyor ve 23.cü haftayı geride bıraktık. Araştırmalarım devam ediyor. Kılık, kıyafet, nevresim, battaniye, zıbın ve neler neler.. Pembeler, morlar, turuncular, yeşiller, kırmızılar... Herşeyden ve her renkten alasım var minnoşuma. 
         İsim konusunda çok kararsızım. Güzel ve modern isimlere bakıyorum: Ada, Eda, Ela , Oda Hada Hoda Vadaaaaaaaaaa diye gidiyor. Bir de Elis, Elisa, Mira, Talia, Belis gibi ilk söylendiğinde bu nasıl yazılıyo loo diye soruyla karşılaşılabilecek isimler var :( Güzelliklerine birşey demiyorum da çocuğa tamamen sıkıntı . Mesela Belis diye karar versek: 

"Belhiz Hanım bir bakarmısınız?"

"Belkız Hanım bir bakarmısınız?"

"Belist Hanım bir bakarmısınız?"

"Beliz Hanım bir bakarmısınız?"

            Yok ya ne gerek var kastırmıya, minnak yavrum bunla mı uğraşsın. Şöyle klasik bir Ayşe ya da Fatma koysam diyorum. Amaaaaaaaaaaaan çok da sıradan olacak be diye vazgeçiyorum. Gerçi etrafıma bakıyorum da bizim bebelerin dönemindeki isimler belli yani: Derin, Deniz, Ada, Rüzgar, Toprak, Alisa, Melisa. Yani Ayşe yada Fatma yok! Düşünsene artık eski isimler marjinal duracak! Ya da başka bakış açısından Ayşeler Fatmalar teyze isimleri olacak =) Ay çok fenayım ben ya :P

                Umarım bir ara karara bağlarım bu durumu hakikaten zormuş ya!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...